Oya Karaşan
Öğretim üyesi
43.
Canım Hocam,
1989 yılında Discrete Optimization dersini sizden aldım. Dersi öyle çok sevdim ki, o gün bugündür hep discrete konularda çalışıyorum.
1998 yılında beni Bilkent’e hoca olarak işe alan da sizdiniz. İlk gün ofisinize uğramıştım. Pencereden dışarı bakıp Bilkent’in ağaçlarını göstererek, büyük bir gurur ve mutlulukla, “Ağaçlarımız ne kadar büyüdü, değil mi Oya?” demiştiniz. Nedense o ilk gün, o cümleniz ve Bilkent’i o gururlu sahiplenişiniz hep aklımda kaldı.
Beklenmedik bir anda patlattığınız esprilerinizi, koridordaki her daim güler yüzünüzü, sakinliğinizi ama uzayıp giden konularda gerektiğinde son noktayı koyuşunuzu özleyeceğim.
Emekli olduktan sonra bile her gün, istisnasız, benim bilgisayarımda CPLEX ile TSP çözmenizi… Makine memory’den göçtüğünde hemen “Oya, yardım!” diye haber vermenizi hep gülümseyerek hatırlayacağım. Düşünmekten ve çözmekten hiç vazgeçmediniz.
Mart ayındaki görüşmemizde “kızların yanına geri dönelim” işaretinizi de hiç unutmayacağım. Meğer son görüşmemizmiş.
Hayatımda ve meslek hayatımda bıraktığınız iz çok büyük. İyi ki öğrenciniz oldum, iyi ki meslektaşınız oldum, iyi ki yollarımız bunca yıl birlikte geçti.
Işığınız bol olsun. Huzur içinde uyuyun.
13.09.2026 00:40